Türkiye'nin kurulduðu yýllardan günümüze kadar gelen tarihine göz atýyoruz.
2010-02-11 - 13:20
Ýslâm ordularýnýn bugünkü Türkiye topraklarýna, yani Anadolu'ya akýnlarý Emevi halifelerinin ilki olan Muaviye döneminde baþlamýþtýr. Bu dönemde Anadolu topraklarý, baþkenti bugünkü Ýstanbul olan Bizans Ýmparatorluðu'nun hâkimiyetindeydi. 1453'te II. Mehmed'in komutasýnda Bizans Ýmparatorluðu'nun taht þehri Ýstanbul'un fethedilmesiyle Osmanlý Devleti bir dünya devleti sýfatý kazandý ve diðer ülkelere karþý üstünlük saðladý. 1517'de Kanuni Sultan Süleyman döneminde gerçekleþtirilen Mýsýr seferinde Kahire'nin ele geçirilmesiyle hilafet de Osmanlýlara geçti.
Osmanlý Devleti I. Dünya Savaþý'ndan sonra daðýldý ve saltanat sadece taht þehri olan Ýstanbul'a sýkýþtýrýldý. Anadolu topraklarý Yunan, Rus, Fransýz ve Ýngiliz iþgal kuvvetleri arasýnda paylaþýldý. Bu iþgale karþý Anadolu halký hilafetin devamý saðlamak ve topraklarýný korumak amacýyla milli kurtuluþ mücadelesi baþlattý. Bu mücadele sonunda iþgal kuvvetleri Osmanlý topraklarýndan çýkarýldý. 23 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan anlaþmasýyla kurulacak yeni Türkiye devletinin sýnýrlarý belirlendi. 29 Ekim 1923'te de Ankara'da Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluþu ilan edildi. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra ilk cumhurbaþkaný Mustafa Kemal oldu ve 10 Kasým 1938'de ölünceye kadar da bu görevde kaldý.
Mustafa Kemal 3 Mart 1924'te hilafeti kaldýrdý. Milli Mücadele yýllarýnda kendisini halka hilafeti korumakla görevli olarak tanýtan Mustafa Kemal’in bu eylemi ile halkýn içerisinde muhalefet yükselmeye baþladý. 4 Mart 1924'te çýkarýlan Tevhidi Tedrisat Kanunu'na dayanýlarak medreseler kapatýldý ve eðitim laikleþtirildi. Dini toplumsal hayattan soyutlama planý iþleve konulmuþtu. Bunun üzerine Kazým Karabekir önderliðinde bir gurup muhalefete geçti. Halk içerisinde de laik sisteme karþý Ýslami bir yönetimi savunanlar tarafýndan kýyam ilan edildi. Bu dönemden sonra bir çok ayaklanma gerçekleþti. Bu ayaklanmalarýn en önemlisi Þeyh Said kýyamýdýr . Ýslam’ýn Türklerin kendi deðerlerini zayýflattýðýný ,Türklerin Ýslam’ý kabul etmeden öncede büyük bir millet olduðunu söyleyen Mustafa Kemal , 1928'de çýkarýlan yeni bir yasayla anayasanýn ikinci maddesinde yer alan "Türk Devleti'nin dini, Ýslam dinidir" cümlesi kaldýrdý ve yerine ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal, bir hukuk devletidir’ ibaresini koydurdu.
Ayrýca birçok alanda devrim yapýlarak giyim kuþamdan yazýya, birçok alanda deðiþiklik yapýldý. 1 Kasým 1928'de harf devrimi ile Latin alfabesine geçilerek yüzyýllardýr bir medeniyetin kaynaðý olan Anadolu halký cahil býrakýldý. Daha doðrusu egemen sistem tarafýndan cahil sayýldý. Bu devrimler neticesinde oluþan muhalefet kanlý bir þekilde bastýrýldý.
Mustafa Kemal’in emriyle Arapça Ezan okunmasý yasaklandý. Türkiye Cumhuriyetinde ezan Diyanet iþleri baþkanlýðýnýn yayýnladýðý genelgeyle ‘’Tanrý uludur’’þeklinde ilk olarak 1932 yýlýnda Ýstanbul Fatih Camii'nde okundu.
Mustafa Kemal’in ölümünden sonra cumhurbaþkaný Ýsmet Ýnönü oldu. Ýnönü döneminde baskýlar devam etti. Köylerde Kuran-ý Kerimler toplatýlarak yakýldý. Ezaný Arapça okuyan onlarca kiþi þehid edildi.
1946'da çok partili sisteme geçildi. 1950'de gerçekleþtirilen seçimleri muhalefetteki Demokrat Parti'nin kazanmasýyla Ýnönü'nün cumhurbaþkanlýðý da sona erdi ve yerine Celal Bayar cumhurbaþkaný seçildi. Demokrat Parti dönemi 27 Mayýs 1960 askeri darbesiyle sona erdi. Türkiye bundan sonra 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980'de iki ayrý askeri darbe daha yaþadý. 1980 askeri darbesinin lideri Kenan Evren 1982'de kendini cumhurbaþkaný seçtirdi. Bu dönemde bir çok kiþi cezaevlerinde iþkence sonucunda öldürüldü.
Ýran Devriminin de etkisiyle Türkiye’de güçlenmeye baþlayan Ýslami hareket 1990’lý yýllarýn baþýndan itibaren her alanda kendisini göstermeye baþladý. Eðitimden siyasete, sosyal projelerden tebliðe kadar bir çok faaliyet yürüten Müslümanlar 28 Þubat darbesiyle birlikte bastýrýlmaya ve pasifize edilmeye çalýþýldý. Dönemin Baþbakaný Prf.dr. Necmettin Erbakan’a karþý Cumhurbaþkaný Süleyman Demirel, Asker ve dýþ güçlerin birlikte hareket etmesi sonucunda oluþturulan kriz ortamý bahane edilerek 28 Þubat1997 Cuma günü yapýlan MGK Toplantýsý'nda radikal dinci faaliyetlere iliþkin bir MÝT raporu ele alýndý. Tarihe ‘28 Þubat Kararlarý’ olarak geçen kararlar Türk siyasi tarihinde önemli deðiþikliklere neden oldu. Bu dönemde Ýmam Hatip Liselerinin orta kýsmý kapatýldý. Üniversitelerde baþörtüsü yasaðý katý bir þekilde uygulanmaya baþladý. Namaz kýlan ve ailesinde baþý örtülü olan asker, memur ve bürokratlar görevlerinden uzaklaþtýrýldý. Birçok kiþi gözaltýna alýndý ve iþkencelere maruz býrakýldý. Birçok kiþi hayali örgütlere üye olduðu gerekçesiyle onlarca yýl hapis cezasýna çarptýrýldý. Ýslami faaliyet yürüten bir çok vakýf dernek ve cemaate baskýnlar düzenlenerek bir çoðu kapatýldý. Kur’an kurslarý sýký denetime tabi tutuldu ve iþlevsiz hale getirildi. Refah Partisi kapatýldý ve yöneticilerine siyaset yasaðý konuldu.
28 Þubatýn etkileri 2010’a girdiðimiz þu günlerde halen devam etmektedir.
|